Dijital Reklamcı ve Müşteri Maceraları

Dijital Reklamcı ve Müşteri Maceraları


Dijitalleşme markalar açışından sancılı bir dönem oldu. Teknolojinin hızlı ilerlemesi, entegre edilmesi gereken birçok sosyal medya hesabı, değişen reklam formları markaları zorlu bir sürecin içine soktu. Bu süreçte onlara destek olmaya çalışan dijital ajanslar da markalara ayak uydurmakta zorlanmaya başladı. İrem Erman da bloğu sesgetirsin.tumblr.com’da dijitalleşme çırpınışları içerisinde müşteri ve ajans arasında geçen diyalogları sıralamış.

Müşteri ve ajans diyalogları

-Hazır kimse fark etmemişken Pinterest’te Trend Topic olan ilk marka olmak istiyoruz! Bunun için her şeyi yapmaya hazırız!
1 ay süreli Twitter’da tt olmak için bize acil bütçe geçer misiniz?

-Bu olumsuz yorum yapan kişiyi silin ve bizi aradığında görünmeyelim, sorunlu bir müşteri o, bizi hiç bilmesin.

-Bakın, bu çok büyük bir lansman. O gün mutlaka ‘Tweet Topic’ olmamız gerekiyor. Gerekiyorsa Twitter’ın sahibiyle konuşalım. Bulun numarasını ben ararım.

-Rakip firmanın takipçi sayısı bizimkini geçmiş, sizden çok acil plan ve hareket bekliyorum. Gerekirse bir yarışma düzenleyelim, bi’ şeyler yapalım!

-Facebook’un mavisini markamıza göre düzenleyelim. Altın sarısı yapalım mavi yerine.

-Twitter’da da TT olmak istiyoruz” (İmza: Bir peynir markası).

-R: Biz dijital ajans değiliz, event ajansıyız ama dijital ajanslarla görüşürüz.
M: Bi TT için ajansa gerek yok, Pucca’ya söyleyelim yapsın.

-Markamızın felsefesi bakımından Facebook zaman tüneline geçmeme kararı aldık. Lütfen Facebook ile konuşup bizim sayfamızın zaman tüneline geçmeyeceğini bildirir misiniz? Teşekkürler.

-M: Siz şimdi üretim zamanı için bize süre verin.
R: Tamamen projeye bağlı olarak değişecektir efendim üretim süreleri.
M: İşte oyun yapıcaz mesela süre verin.
R: Efendim oyununa göre değişir. Nasıl bir oyun olacak?
M: İşte tetris gibi basit bir şeyler canım.
R: (derin bir nefes alıp) Tamam biz inceleyip dönelim size.

-Tasarımlar süper, çok beğendik ama sitedeki metinler İSPANYOLCA, Lorem İpsum gibi bi’şeyler yazıyor, bizim anadilimiz Türkçe… LÜTFEN DÜZELTELİM!! (Müşteri temsilcisine gelen ACİL telefon)

-Bizim Facebook reklamlarımızın altında epilasyon reklamı çıkıyor, kaldıralım lütfen!

-“Sayfamızdan döviz kurlarını da paylaşsak. Kurumsal görünür.”

-R: Metin ektedir. (Klasik word dokümanı, 17 sayfa)
M: Teşekkürler, metinde typo var, bir yerde iki tane -a yan yana gelmiş. Düzeltip tekrar gönderir misiniz?
R: Allahsız’ın -a’sı mı?

-Çok paramız var! Facebook’ta 1 numara olmak istiyoruz!

-Peki site açıldığında buralarda bizim içeriklerimiz olacak değil mi? Böyle uydurma şeyler yazmayacak yani?? (Lorem Ipsum)

-Twitter’da bizi hemen 3-5 bin kişi takip etsin. Rakibin 2 bin takipçisi var onu geçelim hemen.

-Facebook’taki like butonunun rengi neden mavi? Rakip firmanın rengi o, lütfen kurumsal renklerimizi kullanalım orada!!!

-Apple’ın sitesi çok güzel onun gibi olsun, bir de biz antu.com’u çok beğeniyoruz.

-“Görseldeki kızı beğenmedik, hüzünlü bir havası var.” Kız görseli yaklaşık 30 revizyondan geçtikten sonra… “Aslında biz marka stratejisi olarak görsellerimizde belirli bir yüz kullanılmasına karşıyız, kız yüzü kullanmayalım.”

-Google’da rakiple altlı üstlü çıkmak istemiyoruz.

-Aynı Facebook gibi olacak işte video yükle, fotoğraf yükle, arkadaşlarını davet et falan. Bütçemiz 25 bin lira… (Ayfon uygulaması da ister misiniz? Promosyon.)

-Bu ne biçim bütçe canım! Viral dediğin cep telefonuyla çekilmiyor mu?

-Brief: İnternette bi şeyler yapalım.

-Rakip markanın 10.000 fanı daha oldu! Acilen 10.000 kişi bulmalıyız!

-Facebook’ta hafta sonu tam sayfa ilan çıkmak istiyoruz.

-Forklift tüpü ve kullanıcıları için Linkedin projesi yapmak istiyoruz. Türkiye’de forklift tüpünü kullanan tüm işçilere buradan ulaşmamız mümkün mü?

-Kurumsal siteye konulmak üzere yönetici fotoğraflarını size kurye ile gönderdik. (Karta basılı vesikalık fotoğraflar geldi!)

Kaynak :www.campaigntr.com

+ There are no comments

Add yours